Körfez ülkelerindeki savaşın küresel ekonomiye etkileri derinleşiyor. Dubai ve Katar piyasalarında düşüş yaşanırken, üretim maliyetleri artıyor.
Savaşın Körfez ülkeleri üzerindeki ekonomik etkileri derinleşiyor. Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Katar’da emlak ve finans piyasaları ciddi düşüşler yaşarken, Hürmüz Boğazı’na yönelik potansiyel tehditler küresel enflasyonist baskıyı artırıyor. Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi Ekonomi Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Erhan Akkaş, küresel ekonominin Körfez petrolüne bağımlılığı nedeniyle üretim maliyetlerinin yükseldiğini belirtiyor. Bu durum, Asya başta olmak üzere birçok ülkenin ihracatını ve yabancı iş gücüne dayalı üretim modellerini olumsuz etkiliyor.
Savaşın başlamasından bu yana Dubai emlak endeksi yaklaşık yüzde 26, Katar emlak endeksi ise yaklaşık yüzde 7 geriledi. Aynı dönemde Dubai finansal market endeksinde yaklaşık yüzde 15’lik bir azalış kaydedildi. Suudi Arabistan borsası, ilk gün keskin bir düşüş yaşasa da sonraki süreçte kısmen toparlandı ancak hala düşük seviyelerde seyrediyor. BAE ve Katar borsalarında da sert düşüşler gözlemlendi.
Doç. Dr. Erhan Akkaş, Dubai gayrimenkul endeksindeki hızlı düşüşün, kentin ekonomik açıdan ne kadar olumsuz etkilendiğinin bir göstergesi olduğunu açıkladı. Kuveyt, Umman ve Bahreyn’in de benzer şekilde etkilendiğini ifade eden Akkaş, BAE’nin özellikle turizm, finansal market, ticaret ve çalışanların ülkelerine dönmesi gibi etmenlerden dolayı daha fazla etkilendiğini vurguladı. Akkaş, Körfez’in petrol ve türevleriyle öne çıkan enerji zengini bir bölge olduğunu hatırlattı.
Hürmüz Boğazı’nın kapanması veya enerji altyapısının zarar görmesi, bölge ülkelerini ciddi risklerle karşı karşıya bırakıyor. Enerji sektöründeki bir sorunun, “yayılma etkisi” ile petrolle doğrudan ilişkisi olmayan sektörleri dahi etkilediği belirtiliyor. Akkaş, küresel ekonominin büyük ölçüde Körfez petrolü ve doğal gazına bağlı olduğunu, bu durumun hemen her sektörde üretim maliyetlerini artırarak küresel ekonomide enflasyonist baskı oluşturduğunu dile getirdi.
Akkaş, petrol ve doğal gazın neredeyse tüm sektörler için temel girdi olması nedeniyle, üretimde yaşanacak herhangi bir düşüş ya da lojistik aksaklığın otomotivden ambalaj sanayisine kadar geniş bir üretim yelpazesinde kesintilere yol açtığını ifade etti. Plastik ve petrol türevlerinin hammadde olduğu üretim süreçlerinde ciddi sorunlar ortaya çıkıyor. Bu durum fiyat artışlarını beraberinde getirerek enflasyonist baskı oluşturuyor.
Bu tür krizlerden yayılma etkisiyle hemen her sektörün etkilenebileceğine işaret eden Akkaş, Körfez ülkelerinin iş gücünün büyük ölçüde yabancı çalışanlara dayandığını belirtti. Özellikle uzmanlık, yöneticilik ve teknik bilgi gerektiren mühendislik gibi alanlardaki beyaz yakalı ihtiyacının çoğunlukla batı ülkelerinden karşılandığını anlattı. Akkaş, beyaz yakalı çalışanların kendilerini güvensiz hissettikleri bir yerde bulunmak istemeyeceklerini ve kendi ülkelerine veya daha güvenli bölgelere dönme eğiliminde olduklarını kaydetti. Bölgede yaşayanlar, beyaz yakalı çalışanların ülkelerine dönme eğiliminde olduğunu ifade ediyor. Mavi yakalılar için durumun farklı olduğu ve geri dönme oranlarının düşük kaldığı belirtiliyor.
Türkiye ve dünya gündeminde yaşanan tüm gelişmeleri anlık olarak Gündem Bugün ile takip edin. Siyasetten ekonomiye, spordan teknolojiye, magazinden yaşam haberlerine kadar geniş bir yelpazede en son dakika haberleri tarafsız bir yaklaşımla sunuyoruz.
Yorum Yap