Orta Doğu’daki gerilimler, ABD enflasyon verileri ve faiz beklentileri küresel piyasalarda yön arayışını sürdürüyor. Petrol fiyatlarındaki artış ve jeopolitik belirsizlikler piyasaları etkiliyor.
Küresel piyasalar, Orta Doğu’daki jeopolitik gerilimler ve artan enflasyon endişeleri gölgesinde haftaya yön arayışıyla başladı. ABD Başkanı Trump’ın Çin ziyareti sırasında teknoloji odaklı bir iyimserlik yaşansa da, İran-ABD hattındaki belirsizlikler ve yüksek petrol fiyatları yatırımcı iştahını törpüledi.
Trump’ın Çin ziyaretine önde gelen şirket yöneticilerinin eşlik etmesi, yapay zeka ve teknoloji alanında büyük yatırımların önünü açabileceği beklentilerini güçlendirdi. Ancak, ABD-İran arasındaki gerilimin tam olarak dinmemesi ve petrol fiyatlarındaki yüksek seyrin makroekonomik verilerdeki olumsuz etkileri, piyasalardaki pozitif havayı sınırladı.
ABD-İran hattından gelen çelişkili mesajlar, petrol fiyatları üzerinde etkili olurken, bu durum küresel makro görünümle ilgili endişeleri artırdı. Trump’ın, İran ile ateşkesin ‘yaşam desteğine bağlı şekilde sürdüğünü’ belirtmesi, bölgedeki gerilimin kısa sürede azalacağına dair beklentileri zayıflattı.
Yüksek petrol fiyatlarının ekonomiye olumsuz yansımaları, ABD enflasyon verilerinde gözlemlendi. Ülkede tüketici enflasyonu yıllık bazda yüzde 3,8 ile beklentilerin üzerinde gerçekleşti. Üretici enflasyonu da beklentileri aşarak salgın sonrası dönemin en hızlı yükselişine işaret etti.
Enerji maliyetlerindeki artışın enflasyon üzerindeki ikincil etkileri, taşımacılık faaliyetleri aracılığıyla belirginleşmeye başladı. Bu gelişmelerin ardından, piyasalarda ABD Merkez Bankası’nın (Fed) yıl sonunda faiz artırımına gidebileceği ihtimalleri yüzde 65’e yükseldi. Olası bir faiz indirimi beklentisi ise fiyatlamalardan çıktı.
Savaş öncesinde para piyasalarında Fed’in yıl genelinde iki faiz indirimi yapabileceği fiyatlanırken, beklentiler tersine döndü. Beklentilerin seyrini savaşın gidişatı belirleyecek olsa da, enerji başta olmak üzere maliyet kaynaklı baskıların enflasyonda ikincil etkileri artırabileceği ifade ediliyor.
Güçlenen enflasyon endişeleriyle tahvil faizleri yükseliş eğilimini sürdürdü. ABD’nin 5, 10, 20 ve 30 yıllık tahvil faizleri sert yükselişler kaydederek yaklaşık son bir yılın zirvelerine ulaştı. ABD 10 yıllık tahvil faizi, cuma günü yüzde 4,55’e çıkarak Mayıs 2025’ten bu yana en yüksek seviyesini gördü.
Gelecek hafta, Orta Doğu’daki gelişmelerin yanı sıra yapay zeka temasının seyrini etkileyecek Nvidia’nın bilançosu ve Fed’in toplantı tutanakları yakından takip edilecek. Öte yandan, Trump’ın Fed başkanlığına aday gösterdiği Kevin Warsh’un Senato’dan onay almasıyla, Powell’ın geçici başkanlık görevi sona erdi.
Bu gelişmelerle ABD 10 yıllık tahvil faizi, önceki haftaya göre yaklaşık 20 baz puan artışla yüzde 4,54’te, dolar endeksi ise haftalık bazda yüzde 1,4 artışla 99,3 seviyesinde kapandı. Orta Doğu’daki gerilimlerin sürmesi ve enflasyon endişeleriyle faiz artırımına yönelik beklentilerin güçlenmesi, altının onsunun haftalık bazda yüzde 3,8 düşüşle 4.540 dolara inmesine neden oldu. Brent petrolün varil fiyatı ise arz endişeleriyle yüzde 7,4 artışla 106,2 dolara yükseldi.
New York borsasında geçen hafta karışık bir seyir gözlemlendi. S&P 500 endeksi haftalık bazda yüzde 0,13 yükselirken, Nasdaq ve Dow Jones endeksleri sırasıyla yüzde 0,38 ve 0,17 düştü. ABD’de ikinci el konut satışları nisanda beklentilerin altında kalsa da, sanayi üretimi ve Fed New York şubesinin imalat endeksi beklentilerin üzerinde gerçekleşti.
Avrupa borsaları da geçen hafta genel olarak negatif bir seyir izledi. İngiltere’deki siyasi belirsizlikler ve küresel gelişmeler, bölgedeki piyasaları olumsuz etkiledi. İngiltere’de sterlin/dolar paritesi haftalık bazda yüzde 1,9 azalarak 1,3325’e indi. Almanya Merkez Bankası Başkanı Joachim Nagel, enerji maliyetlerindeki artışın enflasyon beklentilerini tehdit etmesi durumunda ECB’nin faiz artışına gidebileceğini belirtti.
Asya piyasaları da geçen hafta satıcılı bir seyir izledi. Çin’de açıklanan enflasyon verileri, fiyat artışlarındaki hızlanma eğiliminin devam ettiğini gösterdi. Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) Temmuz 2022’den bu yana en hızlı yükselişini kaydetti. Çin Merkez Bankası, Orta Doğu’daki çatışmaların tetiklediği yüksek petrol ve emtia fiyatlarından kaynaklanacak ithal enflasyon riskine karşı uyarıda bulundu.
Japonya’da yükselen enerji fiyatları enflasyonist baskıları artırırken, 20 yıllık tahvil faizi Ağustos 1996’dan bu yana en yüksek seviyesini gördü. Yendeki zayıflık da devam ederek dolar/yen paritesini yükseltti. Bu gelişmelerle Güney Kore, Çin, Hong Kong ve Japonya borsaları haftayı düşüşle kapattı.
Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi haftalık bazda yüzde 4,61 düşüşle 14.367,60 puandan kapandı. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan, yılın ikinci Enflasyon Raporu bilgilendirme toplantısında, enflasyonun 2026 sonunda yüzde 26, 2027 sonunda yüzde 15 ve 2028 sonunda yüzde 9’a geriledikten sonra orta vadede yüzde 5 seviyesinde istikrar kazanacağını öngördüklerini açıkladı. Karahan, 2026, 2027 ve 2028 yılı ara enflasyon hedeflerini yükselttiklerini de belirtti.
Dolar/TL, haftayı önceki haftalık kapanışın yüzde 0,3 üzerinde 45,4950’den tamamladı. Gelecek hafta yurt içinde tüketici güven endeksi, işsizlik oranı, konut fiyat endeksi, dış ticaret dengesi, kapasite kullanım oranı ve reel kesim güven endeksi gibi veriler takip edilecek. 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı nedeniyle salı günü Borsa İstanbul işlem görmeyecek.
Türkiye ve dünya gündeminde yaşanan tüm gelişmeleri anlık olarak Gündem Bugün ile takip edin. Siyasetten ekonomiye, spordan teknolojiye, magazinden yaşam haberlerine kadar geniş bir yelpazede en son dakika haberleri tarafsız bir yaklaşımla sunuyoruz.
Yorum Yap