Mehmet Ali Tombalak, Türkiye’nin bilişim sektöründeki ivmeyi ve yapay zeka, bulut gibi alanlardaki fırsatları değerlendirdi. Dijital İpek Yolu’nda Türkiye’nin konumu ve veri merkezlerinin önemi vurgulandı.
Mehmet Ali Tombalak, Türkiye’nin bilişim sektörü ihracatında güçlü bir ivme yakaladığını ve özellikle bilgi teknolojileri yazılım kategorisindeki payın artışının, ülkenin katma değerli büyüme yolunda ilerlediğini belirtti. Tombalak, büyümenin sürdürülmesinin yanı sıra niteliğinin de güçlenmesi beklentisi içinde olduklarını aktardı.
Yapay zeka, bulut teknolojileri, analitik, siber güvenlik ve veri odaklı çözümlerin sektörün gelecekteki ana taşıyıcıları olacağını vurgulayan Tombalak, yapay zeka alanında şirketler için önemli fırsatlar gördüğünü ifade etti. Önümüzdeki bir ila üç yıl içinde en yüksek etkiyi yapay zeka ve bulutun yaratacağını öngören Tombalak, Türkiye’nin insan kaynağını, ürünleşmesini ve küresel satış kapasitesini güçlendirmesi halinde 2026 sonrası yazılım ve bilişim hizmetleri ihracatında büyük bir sıçrama yapabileceğini dile getirdi.
Türkiye’nin bilişim pazarında en güçlü olduğu bölgeler arasında Avrupa, Kuzey Amerika ve seçili Körfez ülkelerinin yer aldığını kaydeden Tombalak, Hizmet İhracatçıları Birliği’nin strateji çalışmasında Almanya, ABD ve Birleşik Krallık’ın öne çıktığını belirtti. Hollanda, Azerbaycan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Fransa’nın da önemli pazarlar arasında bulunduğunu ekledi. Bu durumun, Türkiye’nin hem gelişmiş pazarlarda rekabet edebildiğini hem de coğrafi ve ticari yakınlık taşıyan bölgelerde avantaj sağladığını gösterdiğini söyledi.
Mehmet Ali Tombalak, Türkiye’nin bilişim ihracatının toplam hizmet ihracatı içindeki payının büyüme potansiyeli taşıdığını dile getirdi. Türkiye’nin bölgesinde yetkin ve ölçeklenebilir ülkelerden biri olduğunu belirten Tombalak, Türk yazılım şirketlerinin küresel rekabetçiliğini artıran faktörler arasında güçlü insan kaynağı, üretim kabiliyeti, çeviklik, hızlı coğrafi erişim ve çözüm geliştirme esnekliğini saydı. Firmaların uluslararası pazarlarda ölçeklenme finansmanına erişim, küresel görünürlük ve iş geliştirme kapasitesi gibi engellerle karşılaştığına dikkati çeken Tombalak, sadece teknoloji üretmenin yetmediğini, ürünleştirme, doğru pazarlamada konumlandırma ve güven oluşturma gerekliliğini vurguladı.
Türkiye’nin girişimcilik ekosisteminin küresel teknoloji merkezleriyle kıyaslandığında daha görünür, dinamik ve potansiyeli yüksek bir noktada olduğunu belirten Tombalak, ekosistemin iddiasını küresel rekabete dönüştürmek için yatırım yapılan şirketlerin yatırım yapabilen şirketlere dönüşmesini sağlayacak ortamın geliştirilmesi gerektiğini ifade etti. Yapay zekanın artık yatay bir teknoloji olmanın ötesinde, dikey bir güç çarpanı olarak görüldüğünü söyleyen Tombalak, Türkiye’nin sanayiden enerjiye, bankacılıktan perakendeye kadar geniş sektör deneyimiyle, genel amaçlı çözümlerden çok sektöre özgü yapay zeka uygulamaları geliştirmesinin rekabet gücünü artıracağını belirtti.
Türk şirketlerinin yapay zeka alanında somut iş sonuçları üreten uygulamalara odaklandığını söyleyen Tombalak, yapay zekayı sektörel ihtiyaçlara uyarlayan, ürünleştiren ve ihraç eden bir yapı kurmanın kritik önem taşıdığını vurguladı. Bu yapının, yapay zekayı verimlilik aracından öteye taşıyarak yüksek katma değerli yerli teknolojiye ve küresel rekabet gücüne dönüştüreceğini ifade etti. Finans, enerji, perakende gibi sektörlere özgü yapay zeka çözümlerinin Türkiye’nin rekabet avantajını güçlendireceğini belirten Tombalak, yerli yazılım şirketlerinin yetkinliği, mühendislik kapasitesi ve sektörlerin veri birikiminin birleşimiyle yapay zekanın küresel pazarlara ihraç edilebilecek bir teknoloji alanına dönüşebileceğini açıkladı.
Önümüzdeki dönemde yapay zeka, veri ekonomisi, siber güvenlik, yazılım, bulut ve platform temelli iş modellerinin güçlenmesiyle dijital ekonominin Türkiye’nin üretkenliğine, ihracatına ve rekabetçiliğine daha fazla katkı sağlaması bekleniyor. 2030 Sanayi ve Teknoloji Stratejisi’nin de dijital ekonomiyi Türkiye’nin dönüşüm alanlarından biri olarak konumlandırdığını hatırlatan Tombalak, yüksek teknolojili üretim ve ihracatta daha iddialı bir çerçeve çizildiğini belirtti.
Mehmet Ali Tombalak, dijital ekonominin büyümesini hızlandıracak önemli başlıklardan birinin ekosistem ekonomisinin güçlendirilmesi olduğunu vurguladı. Türkiye’nin veri merkezi yatırımlarını ve bulut bilişimdeki gelişimini stratejik bir dönüşüm olarak değerlendiren Tombalak, veri merkezlerinin dijital çağda ülkelerin dijital bağımsızlığını, ekonomik büyümesini ve inovasyon kapasitesini taşıyan kritik değer merkezleri haline geldiğini belirtti. Türkiye’de veri merkezi sektörünün yaklaşık 1 milyar dolarlık ekonomik büyüklük yarattığını ve binlerce kişiye istihdam sağladığını ifade etti. Asıl önemli olanın, veriyi sadece depolayan değil, işleyen, dönüştüren ve ekonomik değere çeviren bir ekosistemin oluşmaya başlaması olduğunu ekledi.
Türkiye’nin coğrafi konumunun veri merkezi alanında önemli bir avantaj sağladığını belirten Tombalak, Avrupa-Orta Doğu-Afrika üçgenindeki konumuyla veri trafiği açısından doğal bir köprü vazifesi gördüğünü söyledi. Bu sayede İstanbul’un yeni dijital İpek Yolu’nun merkezlerinden biri haline gelme potansiyeli taşıdığını ifade etti. Uluslararası raporların, Türkiye’nin veri merkezi kapasitesinin önümüzdeki yıllarda güçlü bir büyüme göstereceğini öngördüğünü aktaran Tombalak, mevcut yaklaşık 400 MW kapasitenin 2028-2030 döneminde 500-750 MW aralığına ulaşmasının beklendiğini açıkladı.
Türkiye ve dünya gündeminde yaşanan tüm gelişmeleri anlık olarak Gündem Bugün ile takip edin. Siyasetten ekonomiye, spordan teknolojiye, magazinden yaşam haberlerine kadar geniş bir yelpazede en son dakika haberleri tarafsız bir yaklaşımla sunuyoruz.
Yorum Yap