ABD ve İsrail’in İran’a saldırıları sonrası emtia piyasalarında ürün bazlı ayrışma yaşandı. Petrol ve gaz fiyatları fırlarken, değerli metaller geriledi.
ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları, mart ayında emtia piyasalarında jeopolitik gerilimi tırmandırdı. Bu durum, petrol, doğal gaz ve alüminyum gibi ürünlerde sert yükselişlere neden olurken, değerli metaller ve diğer baz metaller üzerinde doların güçlenmesiyle satış baskısı yarattı. Piyasalarda ürün bazlı belirgin bir ayrışma yaşandı.
Küresel piyasalarda yaşanan jeopolitik riskler, mart ayında emtia fiyatlarında belirgin bir yön arayışını tetikledi. ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları, nakliye aksamaları ve arz endişelerini artırarak emtia piyasasında ürün bazlı ayrışmalara yol açtı.
Saldırıların başlamasından bu yana geçen yaklaşık bir ayda petrol, doğal gaz, alüminyum ile mısır ve pirinç gibi tarım ürünlerinde sert yükselişler gözlendi. Bu yükselişler, tedarik zincirlerindeki kırılganlıkları ve lojistik sorunları ön plana çıkardı.
Öte yandan, doların küresel çapta güç kazanması, altın, gümüş ve platin gibi değerli metaller ile bakır başta olmak üzere diğer baz metaller üzerinde yoğun satış baskısı oluşturdu. Merkez bankalarının temkinli para politikası adımları da bu baskıyı artırdı.
Brent petrolün varil fiyatı, 27 Şubat’tan bu yana yüzde 31,4 artarak 94,3 dolar seviyesine ulaştı. Bu dönemde 119 dolara kadar çıkan Brent petrol, Haziran 2022’deki Rusya-Ukrayna Savaşı seviyelerini yeniden gördü.
Hollanda merkezli TTF’de işlem gören doğal gaz kontratları ise yüzde 69’luk bir artış kaydetti. Orta Doğu’daki gerilimin tırmanması, Katar’ın üretimini durdurmasıyla küresel gaz piyasasını ciddi şekilde etkiledi.
Hürmüz Boğazı kaynaklı lojistik sorunlar, tahıl grubunda arz endişelerini yükseltti. Chicago Ticaret Borsası’nda mısırın kile başına fiyatı yüzde 2,3, pirincin kile başına fiyatı ise yüzde 2,5 arttı.
Mısırın biyoyakıt hammaddesi olarak kullanılması ve petrol fiyatlarındaki yükseliş, biyoyakıt talebini artırarak mısır fiyatlarını yukarı çekti.
Buğdayın kile başına fiyatı Şubat 2025’ten bu yana en yüksek seviye olan 6,41 doları görse de, gelen satışlarla 27 Şubat’a göre yüzde 1,7 azaldı. Benzer şekilde, soya fasulyesinin kile başına fiyatı da yüzde 1,5 düşüş kaydetti.
ABD Başkanı Donald Trump’ın İran saldırılarını erteleme kararı ve müzakere açıklamaları, özellikle buğday ve soya fasulyesi fiyatlarındaki sert yükselişleri tersine çevirdi.
Intercontinental Exchange (ICE) emtia borsasında kahve fiyatları yüzde 13,7, şeker fiyatları yüzde 14,5 ve pamuk fiyatları yüzde 3,8 yükseldi. Kahve ve şekerdeki artışlar, Brezilya’daki mevsimsel üretim endişelerinden kaynaklandı.
27 Şubat’tan bu yana ons bazında altın fiyatları yüzde 13,3, gümüş fiyatları yüzde 21,8, platin fiyatları yüzde 16,5 ve paladyum fiyatları yüzde 18 azaldı.
Altının onsu 4 bin 99,5 dolarla Kasım 2025’ten, gümüşün onsu 61 dolarla Aralık 2025’ten bu yana en düşük seviyeleri gördü. Platin ve paladyum da benzer şekilde 2025’ten bu yana en düşük seviyelerini kaydetti.
Petrol fiyatlarındaki yükselişin enflasyonist baskıları artıracağı endişesiyle tahvil faizlerinde artış görüldü. ABD Merkez Bankası’nın (Fed) bu yıl faiz indirimi yapmayacağı beklentisi ve dolara olan güvenli liman talebi, değerli metal fiyatlarını düşürdü.
Avrupa’da bazı merkez bankalarının savunma harcamalarını finanse etmek amacıyla altın sattığına dair haberler de altın fiyatlarındaki gerilemede etkili oldu.
Tezgah üstü piyasada bakır fiyatları yüzde 8,4, kurşun yüzde 3,4, nikel yüzde 4,4 ve çinko yüzde 8,6 düşerken, alüminyum fiyatları yüzde 4,2 yükselerek pozitif ayrıştı.
Enerji fiyatlarındaki sıçramanın doların güçlenmesini hızlandırması bakır fiyatlarını baskıladı. Jeopolitik riskler nedeniyle küresel ekonomik aktivitenin zarar göreceği öngörüsü de bakır talebini azalttı.
Orta Doğu’daki gerilim, Katar ve Bahreyn’deki alüminyum üreticilerinin üretimi durdurmasıyla alüminyum arzını da tehlikeye attı. Orta Doğu, küresel alüminyum üretiminin yaklaşık yüzde 9’unu karşılıyor.
Bahçeşehir Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Rahmi İncekara, İran’ın petrol sevkiyatının mart ortası itibarıyla savaş öncesine göre sınırlı bir düşüş yaşadığını belirtti. Bölgedeki diğer ihracatçıların sevkiyatlarında ise yüzde 95’ten fazla azalma yaşandığını aktardı.
İncekara, Suudi Arabistan’ın Kızıldeniz’deki Yenbu limanına uzanan boru hattını kullanarak petrolü yönlendirmeye başladığını ifade etti. Bu hattın günlük 7 milyon varil kapasitesi olsa da, limanın yaklaşık 5 milyon varil işleyebildiğini kaydetti.
Küresel petrol arzının savaş nedeniyle her gün 11 milyon varil petrol kaybettiğini vurgulayan İncekara, ateşkes olmadan yapılacak operasyonların riskli olduğunu ve biriken gemi trafiğinin temizlenmesinin haftalar sürebileceğini ekledi.
Dr. İncekara, ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’ın enerji altyapısına yönelik planlanan saldırıyı ertelemesiyle Brent petrol fiyatlarının 119 dolardan 96 dolar civarına düştüğünü anımsattı. Bölgedeki karşılıklı saldırıların risk algısını yeniden yükselttiğini belirtti.
Goldman Sachs’ın küresel risklerin artması nedeniyle petrol tahminini yukarı yönlü revize ettiğini aktaran İncekara, petrol sevkiyatlarında 6 hafta boyunca yüzde 5’e kadar gerileme senaryosunda Orta Doğu kaynaklı arz kaybının günlük 17 milyon varile ulaşabileceğini ifade etti.
Uluslararası kuruluşların analizlerine göre, petrol sevkiyatlarında yaşanabilecek 6 aylık bir aksaklık durumunda fiyatların varil başına 200 dolara yaklaşabileceği öngörülüyor.
Türkiye ve dünya gündeminde yaşanan tüm gelişmeleri anlık olarak Gündem Bugün ile takip edin. Siyasetten ekonomiye, spordan teknolojiye, magazinden yaşam haberlerine kadar geniş bir yelpazede en son dakika haberleri tarafsız bir yaklaşımla sunuyoruz.
Yorum Yap